Müzik.. Bu başlığın altına neler yazacağımı kestiremiyorum biraz. Çünkü hayatımda hep olmasına rağmen hep ikinci, üçüncü planda kaldı.. Biraz pişmanlık olacak aşağıdaki cümleler içinde..
Yine tarihten başlayalım; ilkokul çağlarım.. O zaman Anadolu Liseleri’nin orta kısımları vardı ve biz o sınavlara hazırlanıyorduk. Kazanamadım ya neyse.. Sınav iptal olmasa muhtemelen kazanırdım, hepsi “Pekiyi” olan bir karneye sahip kişi herhalde o sınavı da kazanırdı. Neyse yine konuyu dağıtmaya başladım.. Evet, ne diyorduk ilkokul.. Çapa İlkokulu’nda adını hatırlayamadığım değerli bir sanatçı, bir müzik öğretmeni vardı. Haftasonu için kurs açıyorlardı, ben annemin ve dayımın desteği ile Mandolin kursuna başladım. Dedim ya o ara AL sınavlarına da hazırlanıyordum. Kafasızlık etmişim ki, bu mandolin kursunu bırakmak istedim. Hayatımda belki en büyük pişmanlığım dediğim konudur. Kursu bıraktım ve tabi sonra sağlam pişman oldum. Tekrar başlamak şansım yoktu ama müzikten kopamadım, bir nebze pişmanlığımı da gidermek için koroya girdim. En azından seçmeleri geçecek kadar bir yeteneğim olsa gerek.. Çocukken insanın sesi iyi olabiliyor, şimdi şarkı söyle dediklerinde kulağınıza iyi gelmez diyorum. Neyse çalışmaları tamamlayarak sahne aldık bir korist olarak..
Aslında merakım varmış ki, dayımın akustik gitarı ile her Karabük’e gittiğimizde uğraşırdım. O dönemlerde MFÖ’nün “Vak the Rock” meşhurdu.. ’86’da MFÖ dinliyormuşum da haberim yokmuş.. Güya onu çalıyordum, tabi çalmak ne demek, felaket bir şekilde tellere vurduğumu hatırlıyorum. Dedem, kızdı, kızdı, kızdı ve en son gitarı elimden alıp yere çaldı.. Ne diyeyim haklıydı da olan güzelim gül ağacı gitara oldu. Çok sonra (1992 sonrası) tamir ettim ama tamir mi ettim, daha da berbat mı ettim bilemiyorum.
Dayım, bu gitarı ve Star 74 marka / model elektro gitarı bana hediye etti. Hala bendeler ve faaller.. Bir de klasik gitarım var.. Gitar çalabiliyordum, elektroritmde bir kere sahneye bile çıkmışlığım bile var alt grup olarak. Metallica ve bazı halk türkülerini çalıyordum. Lise yıllarımda bir kursa da gittim, orada da “Flamenko” eğitimi aldım. İşte o zamanlar fena değildim ama bir bıraktım, pir bıraktım derler ya.. 2019 itibariyle tekrar uğraşmak istiyorum.. Bakalım neler gösterecek hayat..
Şimdilerde, aslında birkaç sene öncesinde iş arkadaşım Tolga ile birlikte bir organizasyon yapılanmasında bulunmaya çalışıyoruz. Adı Singami Organizasyon.. www.singami.org‘dan takip edebilirsiniz.